Şehirler arası yolculuk yaptığımda sıkça rastladığım, rastlamaktanda çok mutluluk duyduğum bir konudan bahsedeceğim bu yazı da.
Konu başlığından da anladığınız gibi yol kenarlarında yetiştirdikleri sebze ve meyveleri satan köy insanlarından, emekçilerden bahsetmek istiyorum.
Gördüğümde hiç atlamıyorum tezgahlarına gitmeyi, sıcak kanlı tavırları, önce tadına bakın da öyle alın diyerek ısrarcı ikramları, bu da bizden olsun diyerek fazla fazla konulan mahsülleri ve buram buram tarla bahçe kokan sebze, meyveleri.Hiçbirini de değişemem markete, manava.
Tabi zor bir zanaat tarım; birkaç kişinin tezgahına uğradığınızda ya emeğinin heba edildiğinden ya toptancıların hiç paraya mahsullerini almalarından ya da değişen arz talep dengesinden yakınmalarını dinleyerek anlıyorsunuz.
Bu hafta Balıkesir tarafından dönerken gördüğüm elma bahçesine uğramayı ve çalışan ablalarla konuşmayı da tahmin edebilceğiniz üzere atlayamadım.Öyle güzel bir görünüm ki o elma ağaçları sanki hepsini yiyebilecekmişsiniz gibi geliyor.Satın alıp alamayacağınızı sorduğunuz da önce bir tadına bakın denilerek , ne kadar istediğiniz soruluyor.Sonra da uğraşmayın doldurun poşete dediğiniz de ne kadar emek harcadıklarını ve önem verdiklerini şu sözlerden anlıyorsunuz"olmaz öyle şey tek tek koyacağız, ezilmesinler, yaralanmasınlar yazık değil mi elmalara".
Bunun üzerine bir de öneri de bulunuyorlar size isterseniz dökülenleri toparlayıp onları da götürebilirsiniz diye.Seviyorum böyle insanları, böyle muhabbetleri.
Çok güzel değerler bunlar hiç kaybolmasın, bitmesinler.Tabi aldığınız mahsulle bütçelerine yaptığınız katkıyı da atlamayalım..
Congratulations @angelll! You have completed the following achievement on the Steem blockchain and have been rewarded with new badge(s) :
Click here to view your Board of Honor
If you no longer want to receive notifications, reply to this comment with the word
STOPTo support your work, I also upvoted your post!