You are viewing a single comment's thread from:

RE: Soğuk Mücadele

in #tr8 years ago

Ezberlerimiz bizlerin kırmızı çizgisi konumuna geldi. Hayattan soyutlanarak kendimizi güvende hissettiğimiz evimiz haline geldi. İlkokul sıralarından üniversite amfilerine, çizgi filmlerden filmlere, çizgi romanlardan romanlara hatta daha da ileri gidiyorum. Psikolojimiz bozulduğunda gittiğimiz psikologların hepsi bizler ezberlerle donatılmış sistem içerisindeki çarklara dahil etmek için çalışıyorlar. Özgürlük, demokrasi diye söylediğimiz söylemlerimiz bile bizlere sunulan ezberin içerisindeki duvarlarla çevrili sadece gökyüzünü gösteren yansımalar. Bütün bu yaşamın içerisinde ezberi bozan minik bir kırıntı bile bizleri heyecanlandırıyor, tedirgin ediyor hatta korkutuyor. Bundan kurtulmak istediğimizi söylerken bile kendi esaretimiz için adım bile atamıyoruz. Daha düzgün bir iş daha bol bir maaş için bedenimizi ruhumuzu satıyoruz. Bütün gün çalışıyoruz, kurumsal bir firma bile olsa yönetici pozisyonundaki birey yirmi dört saat çalışıyor. Telefonlar asla kapanamıyor. Bütün bir yılın sadece bir ayı nefes alıyoruz o da telefonlarımızın bize izin verdiği kadar.
Şimdi bütün bu olup bitenler içerisinde kim ezberlerden uzak yaşadığını düşünebilir ya da kim kendi öz fikirleri ile hayata baktığını iddia edebilir.
Kim kendi zincirlerini kırabilir kim varlığını ifade edebilir...
Karanlık oldu belki de yorumum ama doğrular hiç bir zaman dikenleri alınmış gül bahçesinde sunulmadı bizlere... O nedenle bu tarz yazıları seviyorum, bireyi sorguluyor, kendisini sorgulaması için elinden geleni yapıyor.
Tebrik Ederim... :)

Sort:  

İşte tüm bu ezberin içerisinde durup ne oluyor diyebilmek zor. Çünkü bu aklımızda oşan bir unsur değil. Bir çoğumuzun daha önce yaptığı bir şey değil. O nedenle bir uyarıcı gerekiyor birçoğumuz için. Kendimize geri bildirim yapmayı hatırlamalıyız.

Hocam yorumlarınız inanılmaz bu arada. Yarısıyla post hazırlayan çok insan var :) teşekkür ediyorum :)

Bizleri etkileyen bir çok roman ve filmde her zaman bir uyarıcı var. Birey her zaman bu uyarıcılara tanık olmak istiyor. Tanık olduğu uyarıcının da yaşamını çok iyi derecede gözlemliyor. Söylenenler ile yapılanların örtüştüğünü gören birey o zaman değişime geçiyor. Değişim kendi iç dünyasındaki devrimi tamamlaması ile gün yüzüne çıkıyor. Bu savaş her saat her dakika her an devam ederken artık çevre yeniliklere doğru esir oluyor. Uyarıcı ölene kadar her şey mükemmel olurken, ölüm bireyi yeniden devrimin yeni köleleri haline sokuyor. Bu yüzden dünyadaki tüm hikayelerin döngüsü aynı oluyor.

"Hocam yorumlarınız inanılmaz bu arada. Yarısıyla post hazırlayan çok insan var :)"

Bizler yazıyı yazmak için uğraşmıyoruz ki bizim derdimiz var, söylemek istediklerimiz, kendimizi ifade etmek istediğimiz olgular var. Yalanı ile doğrusu ile, sahtesi ile gerçeği ile... Hayati ile Memati ile...

Asıl ben teşekkür ederim...